Rusya-Ukrayna savaşı sonrası dikkat çeken analiz: En kazançlı ülke Türkiye

Rusya’nın Ukrayna topraklarına başlattığı işgalde yaklaşık 14 ay geride kaldı. Geçen 1 yıldan fazla sürede başlangıçta Kiev’e kadar ilerleyen Rus güçleri pek çok noktada gerilemek zorunda bırakıldı. Ukrayna güçleri ise işgal edilen bölgeleri canla başla geri kazanmaya çalışıyor.

İki ülkenin de sayısız kayıp verdiği bu kanlı savaşın en önemli sembollerinden biri Ukrayna’nın yaklaşık 1 yıldır savunduğu Donetsk Oblastı’nda bulunan Bahmut şehri oldu. 2022 yılının ağustos ayında Rusya’nın işgaline başladığı şehir, Ukraynalıların büyük savunması ile bugüne kadar ayakta kalmayı başardı.

ABD ‘Çekilin’ dedi Ukrayna dinlemedi

Rusya Ukrayna savaşının başından beri en kanlı çatışmaların yaşandığı bölgelerden biri olan Bahmut için ABD tarafı, Ukrayna’ya şehirden çekilme tavsiyesinde bile bulundu ancak Ukraynalılar şehri terk etmeyerek savunmayı sürdürdü.

Rus tarafından Wagner Şirketi’nin ön plana çıktığı Bahmut’un geçmişi de savaşlarla dolu. 2014 yılında Rusya’nın Kırım’ı ilhak etmesinin ardından Bahmut’ta yine silah sesleri yükselmeye başlamıştı.

Bölgede Rus yanlısı silahlı güçler ile Ukrayna ordusu arasında kanlı çatışmalar yaşandı. 2014 yılının 12 Nisan’ında başlayan çatışmalar 6 Temmuz’a kadar sürdü ve bu cephede kazanan taraf Ukrayna olmuştu.

Rusya için üç konuda çok önemli

Peki 80 bin nüfuslu ufak bir şehir olan Bahmut neden bu kadar önemli?

Posta’da yer alan habere göre; Ankara Sosyal Bilimler Üniversitesi Milletlerarası Hukuk Ana Bilim Dalı öğretim üyesi Doç.Dr. Emete Gözügüzelli, Posta.com.tr’ye yaptığı açıklamada, Bahmut şehrinin Rusya açısından bir psikolojik direnç noktası ve askeri hedef noktası olarak görüldüğünü söyledi.

Rusya halkına bir moral, direnç kaynağı oluşturması açısından Bahmut’un alınmasının oldukça önemli olduğunu belirten Doç. Dr. Gözügüzelli, Rusya’nın Donbass bölgesinde hakimiyetini sağlamlaştırmak adına şehri bırakmadığına dikkat çekti.

Doç. Dr. Gözügüzelli, Rusya’nın Bahmut’u almasıyla birlikte bölgede yaşadığı tüm lojistik sıkıntıların büyük ölçüde çözüleceğini söyleyerek, “Bu şehrin alınması Rus ordusunu rahatlatır. Bu nedenle askeri, psikolojik ve siyasi etkenler açısından son derece kritik bir şehir Bahmut” ifadelerini kullandı.

Sovyetler’in ilk hedefiydi

Bahmut’un ekonomik açıdan da tarihte önemli bir noktada bulunduğunu söyleyen Doç. Dr. Gözügüzelli, şöyle konuştu:

Bölge tuz açısından dünyanın en büyüğü ve Donetsk bölgesi bu şehirden yönetiliyor. Rusya İmparatorluğu’nun 1918’de yıkılması ile birlikte Ukrayna Halk Cumhuriyeti bölgeye hakim olmuştu. Sovyetler içerideki sorunları hallettikten sonra 1919 yılında ilk iş bölgeye giderek şehri geri aldı. Bölgede 1923’ten 1925’e kadar farklı mücadeleler sergilenmiştir. Rusya açısından bu bölgenin hem tarihsel Ukrayna’ya karşı üstünlük göstermek için bir merkez. Donetsk işgalini tamamlamak için kritik bir nokta.

Rusya’nın Bahmut’tan sonraki hedefinin Lyman şehri olabileceğini belirten Doç. Dr. Gözügüzelli, Rusya’nın bir sonraki adımını atarken bu süreci uzun vadeye yayarak sürdürme isteği taşıdığını söyledi.

Rusya’nın asıl hedefi

Dış Politika Uzmanı Ömer Gök, Posta.com.tr’ye yaptığı açıklamada, Rusya’nın asıl hedefinin Kırım’ın güvenliğini sağlamak olduğunu söyleyerek, “Bunun için bir hat oluşturdu. Bu hattı korumaya çalışıyor. Ukrayna’nın bu hattı yarabileceği en kritik nokta Bahmut. Bu sebeple Bahmut çok önemli” ifadelerini kullandı.

Rusya’nın Suriye’de kullandığı teknolojiyle Ukrayna’da kullandığının aynı olmadığını söyleyen Gök, “Rusya ne kadar düşük model varsa Ukrayna’ya gönderiyor. Avrupa’daki tüm devletlerin eski işe yaramaz silahlarını Ukrayna’ya satarak elden çıkardığını gördük” ifadelerini kullandı.

En kazançlı ülke Türkiye

Bahmut’u alma sürecinin fazla uzadığını söyleyen Gök, Rus ordusunun bu güvenlik hattını korumak için çok da ilerlemediğini söyleyerek, “Ruslar biraz ilerleyip kendini geri çekiyor. Ukrayna tarafı arka planda 2024’te yeni sevkıyatla vurma planı yapıyor olabilirler.

Bu süreçte en kazançlı ülkenin Türkiye olduğuna dikkat çeken Gök, Türkiye’nin bölgede güvenilirliğini ispatlamış olduğunu ve bu şekilde kazançlarının devam edeceğini söyledi.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir